Kayıtlar

ŞİİR SÂHİLİNDEN DİPNOTLAR / Yeni Şiir Gündelikleri

Resim
(Sinop / Gerze) “Sizi dipnotların tümünü bir boş vaktinizde okumaya davet ediyorum.” Bu teklif, rahmetle andığım, zihinlerimizde ve gönlümüzde iz bırakan seçkin sosyoloji profesörlerimizden Hüsamettin Arslan’a ait bir tekliftir. Onun yazdığı, tercüme ettiği her eserde mutlaka şiire uzandığım bir taraça, şiirle buluştuğum bir selâmlık, şiirin kokusunu aldığım bir sâhil kasabasında küçük bir kameriye bulmak beni hep yüksek duygular katına ulaştırmıştır. // Sevgili dost Ahmet Doğru’yla buluştuk; yıllar sonra, yeniden, yine heyecan dolu. Güneysu hâlâ yayınına devam ediyor, Ahmet Doğru hâlâ genel yayın yönetmeni. Sekiz yıl önce Türk Dili’nde başlayan ve iki yıldır Hece’de devam eden ‘Şiir Gündelikleri’me, Güneysu’da yeni bir kanal, bir kanyon daha açmak istedim: ‘Şiir Sâhilinden Dipnotlar’ adıyla buradan da ulaşabileceği yere (neresiyse o yer, neredeyse?) ulaşsın bakalım. Bu dipnotları takip ederek, bu kanyondan geçecek birileri belki çıkar diye umuyorum.  // Şiir, bizim için hüccet, de...

5. Bestami Yazgan Şiir Yarışması Sonuçları Açıklandı

Resim
"İncitilmiş Gül Şiirleri” şiiriyle Zonguldak Ereğli İbrahim Süheyla İzmirli Fen Lisesi, 9(10). Sınıf öğrencisi Muhammet Furkan DAVULCU 482 puanla birinci, “Şubat” şiiriyle Osmaniye Şehit Mehmet Karacatilki Anadolu İmam Hatip Lisesi, 11(12). Sınıf öğrencisi Halil ERSOY 479 puanla ikinci, “Dervişin Rüyası” şiiriyle Şanlıurfa Ceylanpınarı Mehmet Akif Ersoy Anadolu Lisesi, 12(Mezun). Sınıf öğrencisi Feride İPEK 478 puanla üçüncü, “İçimiz” şiiriyle İstanbul Zeytinburnu Samiha Ayverdi Anadolu Lisesi, 11(12). Sınıf öğrencisi Burak GÜNDÜZ 467 puanla jüri özel ödülünün sahibi oldu. 

5. Bestami Yazgan Şiir Yarışmasıyla İlgili Duyuru

Resim

BÖRKÜLEY ANA

Resim
Öptüm, sıcaklığı ilk günkü gibi. Hâlâ beni görmeye geldiğiniz ilk günkü sıcaklık dudaklarımda. Karda, kışta kıyamette bile sıcacık. Önceleri her gün gelirdim. Sonra haftaya düştü gelişim, sonra aya.  Bu düşüşler muhabbetin azaldığından değil, takatin azalmasından. Hâlâ buram buram reyhan kokuyorsun Börküley Ana.   Kocadım ben de. Buna inanmak istemesem de öyle. Ayaklarım beni götürmeye mecalsiz, dizlerim ayakta kalmaya takatsiz… Evden bu tepeye kadar gelmek ölüm oluyor. Buraya gelmesem de olmuyor Börküley Ana. Bir yanda sen diğer yanda Ali’m. Bir gün gelmesem öbür gün rüyalarıma girip beni çağırıyorsunuz. Kalkıp bir heyecan, bir helecanla yanınıza geliyorum. Her gelişimde taşlarınızı öpeyim, yanınıza uzanayım istiyorum. Olmuyor bir türlü. Taşlarınızı öpme hevesiyle geldiğim yollardan dönmek, sürünmek oluyor.   "Dünya sürgünlüğü, sürgünlerinin arasında olduğumuz için belalıdır. Bazen sürgün olduğumuzu unutur, sürgün olmaya kalkarız hevesle. Toprağa kök salma, yanım...

DAĞINIK SAÇLI ADAM

Resim
Vefatının (26 Haziran 2003) 9. yılında Alâeddin Özdenören’e Veli ABA                                                                                                                                                                                                   Balıkesir’de bulunduğum yıllardı, canlıların bedenine yeniden su yürüdüğü bahar mevsiminde, bir cumartesi günüydü. Kent merkezindeki evimden, kaçarcasına çıktım. Yürüyerek kütüphaneye giderken, gayri ihtiyari ayaklarım beni, kentin kapkara b...

YÜREĞİNİZ KARELERE SIĞMIYOR *

Resim
Tayyip ATMACA İnsan ömründe 28 yıl ne ki; göz açıp kapayıncaya kadar geçip gidiyor. Ölümlü olan şu dünyanın gök kubbesinde bir hoş seda bırakmak için çabalayıp duruyorsunuz değil mi? Emekli olunca çekip başka bir şehre gidebilirdim. Ama olmadı. Osmaniye sevdası, insanı başka bir yere gönderir mi? Osmaniye'nin şehirleşmesinde bizim de sofrada bir tuzumuz olsun diye, Osmaniye Kültür ve Turizm Derneği'ni kurdum. İşte, bu insanların bazıları kültür adamı, bazıları da namzetti. Yine bu arkadaşların bir kısmı ile yıllar önce Merkez Ortaokulu salonunda bir şiir sergisi açmıştık. Bu, o toplantıların ikincisinden sonra çekilmiş. Muhtemelen bir dergi çıkarma düşüncesi ile bir araya geldiğimiz arkadaşlar, bunlar. Aklımda kaldığı kadarıyla bu arkadaşları birlikte tanımaya çalışalım. Önce oturanlardan başlayalım isterseniz: Sol başta; Salih Bey, ona “Hocaların Hocası” derlerdi. Osmaniye'den trene biner, İstanbul'a varıncaya kadar ezbere şiir okurdu. Hemen yanında emekli va...

MEHMET AKİF ERSOY’UN HASTALIĞI VE ÖLÜMÜ

Resim
Veli ABA 1. Mısır'da Hastalığının Ortaya Çıkışı Mehmet Akif sağlığında kendi sürgününü gerçekleştirerek, İstiklal Marşı'nı yazdığı ülkesinden tam 11 yıl uzakta kalmayı göze alarak Mısır'a gidecektir. Yakın arkadaşlarından Neyzen Tevfik'in kardeşi Baytar Şefik Kolaylı, onun Mısır'a gidiş sebebini daha doğrusu gitmeye mecbur kalışını şu şekilde nakletmektedir: “Pendik Bakteriyoloji hastanesi müdürü idim. Akif bana geldi. Yanında Prof. Fazlı Yegül de vardı. Yarın Mısır'a gideceğini ve arz-ı vedâa geldiğini söyledi. Çocuklarının tahsil ve terbiye çağı olduğunu, şimdi Mısır'a gitmekle çocuklarının tahsillerini sekteye uğraması muhtemel bulunduğunu ileri sürerek, kararından vazgeçmesinde ısrar ettik. Akif, büyük bir hüzün ve teessür içinde dedi ki: 'Arkamda polis hafiyesi gezdiriyorlar. Ben, vatanını satmış ve memlekete ihanet etmiş adamlar gibi muamele görmeye tahammül edemiyorum ve işte bundan dolayı gidiyorum” (Şengüler, 1992: 359). Ş...